10 Şubat 2015 Salı

Yeşil Mercimek ve Kaparili Izgara Somon

GRILLED sALMON WITH GREEN LENTILS&CAPERS

IMG_4232

Şunu anladım ki, bu dünyada keşfedilmemiş, denenmemiş hiçbir tarif, hiçbir yemek yok. Somon balığını  çok seviyorum. Sıklıkla daha önce burada paylaştığım versiyonunu yapıyorum. Geçtiğimiz günlerde farklı bir lezzet arayışına girdim ve tamamen içgüdüsel, içimdeki lezzet avcısının izinden giderek bir tarif oluşturdum.

Temizlenip kılçıklarından ayıklanmış somon balığını soya sosu, portakal kabuğu rendesi, zeytinyağı, hardal, bal, deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber ile hazırladığım bir sos içerisinde balık tüm  aromaları bünyesine çekinceye kadar beklettim.

Bu arada haşlanmış yeşil mercimek aklıma geldi. Acaba somona yakışır mı derken, buzdolabından hiç eksik etmediğim kapariler gözüme ilişti. Kapariyi genellikle salatalarda kullanmayı tercih etmekle beraber yeşil mercimekle beraber soteleme fikrinden alıkoyamadım kendimi. Azıcık zeytinyağı eklediğim tava içerisinde yeşil mercimeği ve kapariyi biraz deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber ile soteledim.

Sıra servis etmeye gelince önce  sotelediğim mercimek ve kapari üzerine ızgara somon balığını yerleştirdim. Üzerine benim için somon balığının olmazsa olmazı  bu sosu gezdirdim.

İlk çatalımı almamla beraber ‘tamamdır’ dedim ve sizinle paylaşmaya karar verdim. Ölçü vs bilgisi vermeksizin paylaştım bu tarifi. Gerekli olduğunu düşünmedim açıkçası. İçerik belli, benim damak tadım ve hayal dünyamın karışımı. Kimbilir siz neler ekleyip çıkarıp harika lezzetlere imza atacaksınız?

Bu arada yazıma başlarken ‘keşfedilmemiş hiç bir lezzet’  kalmadığından neden söz ettiğimi paylaşmak isterim merak eden olursa diye. Tüm bu somon balığı tarifini hayal edip uygulamış ve çok yakıştırıp kendimle gurur duymuştum ya, tarifi bloğa yazarken birden aklıma geldi acaba  yeşil mercimek ve somon daha önce buluşmuşmudur  diye. Evet varmış böyle bir birliktelik. Yabancı bazı sitelerde buna benzer tariflerle karşılaştım ve bir kez daha anladım ‘keşfedilmemiş lezzet’ yok ama keşfedilmemiş minik dokunuşlar var. Bizi birbirimizden ayıran ve özel kılan ve paylaştıkça çoğalan…

Sevgi ve afiyetle…

Hiç yorum yok: